İlkokuldayken okul korosundaydım. Şimdi kutlanılması yavaştan yasaklanmaya başlayan bütün bayramlarımızda marşlarımızı söylerdik.
Biz Atatürk Gençleriyiz
İzmir'in Dağlarında Çiçekler Açar
Mülkiye Marşı
Yemen Türküsü
Gençlik Marşı
Çanakkale Marşı
Hoş Gelişler Ola
repertuarımızdan hatırladığım bazı marşlar. Marşların sözlerine dikkat ederseniz epey bir milliyetçilik duyguları görürsünüz. Ben bazılarının eleştirdiği eğitim sisteminde ilköğrenimimi tamamladım. Müthiş Kemalist bir öğretmenim vardı, sağolsun, Nermin Öğretmenim. Biri 'hocam' diyecek oldu mu, 'hoca camiide çocuğum' diyen öğretmenlerdendi kendisi.
Ben, hani diyorlar ya, komünist rejimlerdeki gibi tek tip öğrenci, tek tip ders ve tek tip doğruyla yetişen bireyler oluşturdunuz, işte o nesil içinde büyüdüm.
Kendime bakıyorum da çok şükür ne bağnazım, ne gözümü kör edecek bir milliyetçilik damarım var. Büyüdükçe daha az tarafsız olmayı öğreniyorum çok şükür. Daha fazla empati yapmayı sonra. Ülkenin bugünkü halini sorgularken halkın ne denli önemli olduğunu, o halkın asırlardır küçümsendiğinden nasıl intikamını aldığını görebiliyorum şimdi. Ama yine bazıları gibi o halkı baş taçı yaptığını iddia edip sonra yine aynı halkı hem cahil hem aç ve sefil bırakmamak gerektiğini de biliyorum. Hep ondan olmuyor mu zaten, yokluk içindeki bünyeler çareyi kendine yakın olanı, en azından 5 yılda bir hatırlayanı dost bilmiyor mu? Bir de üstüne eğitimi gereksiz olduğu düşüncesini o bünyelere yedirdin mi tamamdır işte en büyük savaşı kazandınız demektir. İşte bunları düşünmemi, sorgulayıp anlamamı sonra da görmemi sağlayan o komünist dedikleri, tek tip dedikleri sistem yüzünden. (anlatım bozukluğu olduğunun farkındayım da bir zıtlık ancak bu kadar yakışır biz cümleye)
90 yıl önce savaştı, kazandı bu millet. Zafer Bayramı konuldu sonra o destanın adı.
Ne korkunçtur ki bu millet hala savaş halinde daha başka türlüsünden.
başka bir aşk istemez,
aşkınla çarpar kalbimiz
ey vatan göz yaşların
dinsin, yetiştik çünkü biz.
gül ki sen, neş'enle
gülsün ay, güneş, toprak, deniz
ey vatan göz yaşların
dinsin yetiştik çünkü biz.
bir güneştin bir zamanlar, ay kadar kaldındı dün
dün bir ay'dın, sislenen boşlukta yıldızsın bugün,
benzin uçmuş bak, ne rüyadır bu akşam gördüğün,
ey vatan göz yaşların dinsin yetiştik çünkü biz.
beklesin türkoğlu'nun azminde kuvvet bulmayan,
sel durur, yangın söner elbette bir gün ey vatan.
süslenir oynar yarın, dün ağlayıp matem tutan,
ey vatan göz yaşların dinsin yetiştik çünkü biz.
Zafer Bayramınız kutlu olsun...
30 Ağustos 2012 Perşembe
23 Ağustos 2012 Perşembe
Çöl Masalıdır Ayrılık
çöl masalıdır ayrılık çocuğum
kuma karışır, yol alır ayrılanlar çöle
kervanlar geçer.heybeleri kahırla yüklü kervanlar,tepinir dururlar yüreklerin hemen üstünde
aşk;
kocaman eksilmektir çocuğum
sen bunu upuzun trenler gibi düşün, trenler kadar büsbüyük bir eksilmek
gırtlağında ibrahim`in bıçağıyla yaşar sevdalılar
ama sen korkma. melekler var
ağrır birden geri teper çocukluktan kalma yaralar
bak.. senin dizlerinde , benim kalbimde aynı yara var
tutamaz ayrılanlar hayatın rengarenk uçurtmasından
ama sen sıkı tut, bırakma sevincin pamuk ipliğinin ucundan
aşk;
şu kadar ölmektir çocuğum,sen bunu gökyüzü gibi düşün
minareler,kuleler gibi koskocaman
yekparedir insan sevmezden evvel. tamdır,eksilmemiştir henüz
sen bunu çarşıdan aldığın nar gibi düşün
bir tane. eve gelince hani bin tane
..tane tane,gez,göz,arpacık ve tetik ve parça parça
o tekerlemedeki nara döner ayrılanların yüreği
kan kırmızısı dökülmüş ,üstelik ömrü saçılmış
senin pencerene konan minimini bir kuştur aşk çocuğum
al yine de içeri ,ama üşüme
ve sonra unut onu
usul usul sızar sevdaya düşerken ayrılığın da zehri
sen bunu aynı anda bir havuzu dolduran iki ayrı musluk gibi düşün
yok yok kapatma gözlerinin vanasını..
bırak yağsın bulutlar
izin ver fırtınaya
nerdeymiş çocuğum.. hanimiş?hanimiş bulut..
bak asıl şimdi başlıyor tufan!
kuma karışır, yol alır ayrılanlar çöle
kervanlar geçer.heybeleri kahırla yüklü kervanlar,tepinir dururlar yüreklerin hemen üstünde
aşk;
kocaman eksilmektir çocuğum
sen bunu upuzun trenler gibi düşün, trenler kadar büsbüyük bir eksilmek
gırtlağında ibrahim`in bıçağıyla yaşar sevdalılar
ama sen korkma. melekler var
ağrır birden geri teper çocukluktan kalma yaralar
bak.. senin dizlerinde , benim kalbimde aynı yara var
tutamaz ayrılanlar hayatın rengarenk uçurtmasından
ama sen sıkı tut, bırakma sevincin pamuk ipliğinin ucundan
aşk;
şu kadar ölmektir çocuğum,sen bunu gökyüzü gibi düşün
minareler,kuleler gibi koskocaman
yekparedir insan sevmezden evvel. tamdır,eksilmemiştir henüz
sen bunu çarşıdan aldığın nar gibi düşün
bir tane. eve gelince hani bin tane
..tane tane,gez,göz,arpacık ve tetik ve parça parça
o tekerlemedeki nara döner ayrılanların yüreği
kan kırmızısı dökülmüş ,üstelik ömrü saçılmış
senin pencerene konan minimini bir kuştur aşk çocuğum
al yine de içeri ,ama üşüme
ve sonra unut onu
usul usul sızar sevdaya düşerken ayrılığın da zehri
sen bunu aynı anda bir havuzu dolduran iki ayrı musluk gibi düşün
yok yok kapatma gözlerinin vanasını..
bırak yağsın bulutlar
izin ver fırtınaya
nerdeymiş çocuğum.. hanimiş?hanimiş bulut..
bak asıl şimdi başlıyor tufan!
22 Ağustos 2012 Çarşamba
Gecenin Şarkısı - Sensiz Yaşamam 1970
Blogumda zaman zaman sevdiğim şarkıları paylaşmayı seviyorum. Aslında böylelikle bu eski ve çokça göz önünde olmayan şarkılarımı bir yerde listelemiş oluyorum.
Umarım siz de seversiniz.
Umarım siz de seversiniz.
19 Ağustos 2012 Pazar
Polyvore Tutkum
Son birkaç gündür tutkum Polyvore. Açıkçası bu platforma üye olalı 3 yıl olmuş. Olmuş diyorum çünkü sonradan fark ettim desem ne dersiniz :/. Polyvore moda bloggerları arasında senelerce çok popüler olsa da benim gibi ana konu modayla ilgilenmeyen ama kıyafetleri ve giyinmeyi seven insanlar için son zamanlarda oldukça popüler oldu.
Dilediğiniz gibi birçok kombini yapacağınız bu sistemde aslında kıyafetlerinizi nasıl daha uygun değerlendirebileceğinize karar verebiliyorsunuz. Bir ayakkabıyı, bir elbiseyi birçok farklı kombinle nasıl kullanabilirsiniz onu deneyerek görebiliyorsunuz.
KadınımMutlutum.com için kullandığım hesap ile yaptığım kombinlerden bazıları aşağıda. Tamamına bakmak için şurayı ziyaret edebilirsiniz.
Dilediğiniz gibi birçok kombini yapacağınız bu sistemde aslında kıyafetlerinizi nasıl daha uygun değerlendirebileceğinize karar verebiliyorsunuz. Bir ayakkabıyı, bir elbiseyi birçok farklı kombinle nasıl kullanabilirsiniz onu deneyerek görebiliyorsunuz.
KadınımMutlutum.com için kullandığım hesap ile yaptığım kombinlerden bazıları aşağıda. Tamamına bakmak için şurayı ziyaret edebilirsiniz.
15 Ağustos 2012 Çarşamba
Nefretle Lanetlenen Bir Ülke: Türkiye
Hiç bu kadar birbirimizden nefret etmemiştik sanırım. Laik'i dincisinden, dincisi dincisinden, Türk kendinden hiç bu kadar nefret etmemişti.
Birkaç gündür Ziya Öztan' ın yönettiği Turgut Özakman'ın senoryasını yazdığı TRT 1994 yapımı Kurtuluş belgesel filmini izliyordum. Bugün bitirdim. (İzlemek isteyenler için: [1][2][3][4][5][6] bölümler halinde linkledim.) Şu Çılgın Türkler' i okuyanlar bilir. Kahramanlık ve fedekarlıklarla dolu bir anlatım vardır, hikayeler insanın milliyetçi duygularını ayağa kaldırır. Seveni de var sevmeyeni de. Demek istediğim aklını yitimeden okuyan insan az çok fikir edinir o günlerle ilgili. Öyle bir savaş ortamındaki iki düşman ülkenin arasındaki ilişki inanın şu an kendi ülkemizde kendi vatandaşımızın arasında yok.
Ne günler Ya Rabb, ne günler.
Türkiye' deyken de gazete okumayı bırakmıştım. Resmen okuduğum her gün binlerce nefret haberinden dolayı. Şimdi de Twitter' ı açmaya korkuyorum. Herkes sinirli, herkes küskün herkes birbirine düşman.
Hep diyoruz ya birileri bir gün gelecek (Atatürk gibi biri gelecek bir gün diyenler var ya en gerici dinciden bile gerici bir düşünce olmakla birlikte evet var bunu söyleyen Kemalistler) Birilerini beklemek niye? Bugün ne yapabilirsek şu an biz yapabiliriz.
Ben yapabilirim.
Sen yapabilirsin.
O yapabilir.
Sonra biz yapabiliriz, siz yapabilirsiniz bir gün gelir onlar da yapabilir.
Yeterki aklı yitirmeyelim, saygıyı hiç bitirmeyelim aramızda!
Beni görmek demek behemahal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir... Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Şu lafı anlayabiliyorsanız bu iş olur.
Birkaç gündür Ziya Öztan' ın yönettiği Turgut Özakman'ın senoryasını yazdığı TRT 1994 yapımı Kurtuluş belgesel filmini izliyordum. Bugün bitirdim. (İzlemek isteyenler için: [1][2][3][4][5][6] bölümler halinde linkledim.) Şu Çılgın Türkler' i okuyanlar bilir. Kahramanlık ve fedekarlıklarla dolu bir anlatım vardır, hikayeler insanın milliyetçi duygularını ayağa kaldırır. Seveni de var sevmeyeni de. Demek istediğim aklını yitimeden okuyan insan az çok fikir edinir o günlerle ilgili. Öyle bir savaş ortamındaki iki düşman ülkenin arasındaki ilişki inanın şu an kendi ülkemizde kendi vatandaşımızın arasında yok.
Ne günler Ya Rabb, ne günler.
Türkiye' deyken de gazete okumayı bırakmıştım. Resmen okuduğum her gün binlerce nefret haberinden dolayı. Şimdi de Twitter' ı açmaya korkuyorum. Herkes sinirli, herkes küskün herkes birbirine düşman.
Hep diyoruz ya birileri bir gün gelecek (Atatürk gibi biri gelecek bir gün diyenler var ya en gerici dinciden bile gerici bir düşünce olmakla birlikte evet var bunu söyleyen Kemalistler) Birilerini beklemek niye? Bugün ne yapabilirsek şu an biz yapabiliriz.
Ben yapabilirim.
Sen yapabilirsin.
O yapabilir.
Sonra biz yapabiliriz, siz yapabilirsiniz bir gün gelir onlar da yapabilir.
Yeterki aklı yitirmeyelim, saygıyı hiç bitirmeyelim aramızda!
Beni görmek demek behemahal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir... Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Şu lafı anlayabiliyorsanız bu iş olur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






