sosyal medya pazarlaması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya pazarlaması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2012 Cuma

Sosyal Medya Sorunsalı

Bildiğimiz anlamıyla sosyal medyayla zannedersem 2005 yılı gibi tanışmıştım. İlk blog yazma deneyimimle bilikte sonra Facebook’la tanıştım. Sene 2009 aylardan marttı zanndersem Twitter ve Friendfeed çıkıp giriverdi hayatıma. 2009 senesinin eylülünde de ilk defa kurumsal account yönetmeye başladım. Ne çok severdim sosyal medya yönetimini o zamanlar. Ortam daha temizdi. Şimdiki birçok trickler yoktu. Ne otolikelar gündemdeydi ne otofollow sistemleri.

Sistemler gelişti mertlik bozuldu. Türkiye’de sosyal medya markaların yeni oyuncağı haline geldi. Ben de o noktada bu işten sıkılmaya başlamıştım işte. Neyse laf lafı açtı gene. Asıl gayem şu görseli paylaşmaktı. Bu günlerde çok popüler oldu bunlar. Alın bir de sosyal medya için olanı var.

Afiyet olsun.

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Anne ben Gazino gördüm!

Rakı içmeye 2010 senesinin başında başlamıştım. Ve alkollü içecekler arasında sevdiklerimden biri oldu kendisi hem de ilk içişimde.

O ilk deneyimimi şurada anlaşmıştım, hatırlarsınız.

O ilk deneyimi anlattığım yazıyı sevgili Yakup Abi' nin açtığı feedte paylaşmıştım. Sonuç olarak Yakup Abi aracılığı ile Yeni Rakı beni fasıl sofrasına davet etti. Madem Despina'da 100 blogger aynı masa oturup mezeler yiyecek, rakımızı yudumlayıp, şarkı söyleyecek gerçek sofra muhabbeti nasıl olurmuş hep beraber yaşayacaktık.

Madam Despina'da sanırsam  27 Şubat 2010 günü hep beraber oturduk masa başına (: bir de ne görelim bizim blog yazıları cidden kitap haline getirilmiş. Anlayacağınız Yeni Rakı sayesinde aslında ben basılmış bir kitabı olan yazar sayılırım :D



O gece Sevgili Uğur Hocam'la aynı masada oturdum. Bana rakı masasına dair anılarını anlattı. Nasihatlar verdi. Sürekli de uyardı: "Bak ben hızlı içerim. Sakın bana yetişmeye kalkışma."

Bense hayatında ikinci kez rakı içen bir kızcağız olarak öyle güzel muhabbetle birlikte içiyorum ki hissetmiyorum bile hiçbir şey. Bilmiyorumki rakı ayağa kalkınca çarpıyor ve o zaman anlıyorsun sarhoş olduğunu. Bir güzel sarhoş oldum (: Ama hiçbir şey o günü muhteşem hatırlamama en gel olamaz. Rakımızı şalgamla tokuşturduk, şarkılarımızı söyledik, içkilerimizi içtik, eski aşklardan konuştuk, ağladık.







O günün anısına bir süre çok beğendiğim rakıyı içemedim. Kendisini içemesem de Yeni Rakı "Lovemark" larım arasındaki yerini buldu.

Sonra bir öğrendim ki Yeni Rakı boğazda "Gazino" kuruyor. Bu sefer de İstanbul'u anlatan yazımdaki fotoğrafım İstanblog sergisindeki yerini buldu. Kuruçeşme Arenadaki bu organizasyon bir de rekor denemesine imza attı. Yeni Rakı, aynı sofrada 1500 çeşit mezeyle rekor kırdı. Guinness Rekorlar Kitabının ülke temsilcisi aynı gün sahneye çıkarak rekoru ele geçirdiğimizi duyurdu. İstanbul' un, Avrupa Kültür Başkenti olduğu yıl  bir de böyle güzellik yaptık.

Boğazda püfür püfür minderler üzerinde Emre Aydın, Yeni Türkü ve muhteşem ses Emel Sayın'ı dinledik. Nasıl güzel bir kadın, nasıl bir ses Tanrım... Yeni Rakı çocukluğumdan beri hayran olduğum Emel Sayın'ı canlı olarak dinlememe vesile oldu hem de. Rakı içememiştim bu sefer ama o atmosfer bile yetti bana. Rakı bahane, muhabbet şahane oldu bu seferlik!

Derken takvimlerimiz 25 Haziran 2011' i buldu! En büyük açık hava gazinosunu kurdu yine Yeni Rakı bizim için Kuruçeşme Arena'da. Bu sefer Bi Büyük Fest'e yakışır, Bi Büyük Blog konseptiyle karşımızdaydı. Ortam ve konsept muhteşemdi! Tam bir gazino havası sonra. Arena'yı Gazino konseptiyle tasarlamışlardı. Beyaz masalar, masalarda kandiller... Sahnedeyse Gripin, Şevval Sam ve yineee Emel Sayın! Gelin görün ki bu sefer şanssızlık peşimizi bırakmadı havada yağmur, bizde ise sönmek bilmeyen bir Türk Sanat Müziği (TSM) aşkı. Yılmadık, yağmur altında da olsak o muhteşem sesleri dinledik. Bu kez masamı Sevgili Tutku, Volkan, Taner ve kardeşi Yener ile paylaştım. Çok eğlendik, sektör kurtarma sohbetlerimizi yaptık, TSM' den konuştuk, şarkı söyledik, meze yedik, peynirin alasını yedik (Sütaş Süzme bir harika) mis gibi rakımızı içtik. Evet 1,5 yıl sonra rakıyı yeniden içmeye başladım.






Yeni Rakı yine süper bir organizasyona imza attı. Ben yazıyı geciktirdim ama yazmasan vallahi yazık olacaktı bu güzel etkinliğe. Hem de bir marka nasıl adım adım kana işliyor onu incelemiş oldum bir nevi. Efendim lovemark olmak zor şey. Nitekim Yeni Rakı son yıllardaki vizyonu, reklamlarındaki tüm kreatif çalışmaları ile bunu oldukça güzel yönetiyor. Öyleki reklam yasağından dolayı insanların yalnızca internetten izleyebildikleri reklamlar birçok kişinin öyle hoşuna gidiyor ki, herkes gönüllü Facebook hesaplarında, Twitterlarında bu videoları paylaşıyorlar. Sözlerime yine muhteşem bir Yeni Rakı videosu ile son vermek istiyorum. Bu videoyu birçoğunuz internetten izlemişsinizdir. Türkiye'nin kocaman bir sofrada bir arada olduğu bir video bu.



Peki bi büyük şarkının sizin koronuz versiyonundan haberiz var mı? Onun için bu sayfayı ziyaret edecksiniz.

Neyse...

Allah'ım yine mi güzeliz?
yine mi çiçek? yahu...  (:

Betül KARA

6 Temmuz 2011, Çarşamba

15 Mart 2011 Salı

Facebook için 7 Kural

Facebook. 2007 itibariyle hayatımız değişti. O gün bugün internet deneyimini bir başka yaşar olduk. Ben Facebook'a kaydımı Mayıs 2007' de yapmış olmalıyım. O zamanlar hatırlıyorum arayüz çok farklıydı. Uğraştığımız ilgilendiğimiz şeyler. Birçok farklı Facebook uygulamasını kullanıyorduk. Birbirimize içki gönderip hediyeler alıyorduk Sonra bir network meselesi vardı ki evlere şenlik. Bazı üniversiteler kendi networkleri olmadığı için kıskançlık yapmaya başlamıştı. Marmara Üniversitesi Network'ü istiyoruz diye grup açılmıştı hiç unutmam. (Mesela Marmara Üniversitesi_yani benim okulum)

O zamanlardan bu zamana çok şey değişti. Facebook bir çok seçeneği geliştirip sonra geri çekip başkalarını ön plana çıkardı. Tıpkı page de olduğu gibi. Nasıl ki şimdi uzaktan yakından tanıdığımız birçok markanın bir Facebook sayfası bulunuyor. Sırf bunun üzerine konuşacak pek çok konu var aslında. Hatta her bir konudan yazı dizisi bile çıkarılabilir diye düşünüyorum. Benimse bugün paylaşacağım şey severek takip ettiğim bir blogun yazısı.



Smedio'ya göre (eh biraz da bana göre, yazı birebir çeviri değildir kendi görüşlerimi de içerir.) Facebook'la Pazarlamanın 7 Kuralı nelermiş bakalım (:

Profil: Facebook profilinizi sosyal medyadaki kimliğiniz olduğunu varsayabiliriz. Ki Facebook'a baktığımızda 2011 başında Facebook profillerinin görünümü değiştirdi. Görsel olarak ilgi çekici bir profil ziyaretçilerinizle aranızdaki iletişimi şüphesiz farklı kılacaktır. Sonuç olarak kimse sıkıcı bir profilde vakit geçirmek istemez. Ziyaretçilerinize sunduğunuz zengin içerik ve çekici bir görünüm yarattığınız algıyı değiştirecektir.

Linkler: Facebook profilinizde sizinle alakalı her türlü sosyal medya hesabınızın linkini paylaşmayı unutmayın. Blogunuzun, Twitter hesabınızın, Linkedin profilinizin linkini burada paylaşmak önemli. Bu hem kendi sayfanıza bir trafik kaynağı oluşturur hem de iş anlamında ziyaretçilerinizin doğru kanallardan sizinle iletişime geçmesine olanak sağlar.

Sayfa: Facebook sayfanız müşterilerinizle şeffaf iletişim kurabileceğiniz en önemli yer. Burada yapacağınız viral çalışmalarınızla en iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.  Smedio nasıl tanımlamış? Eğer Facebook profiliniz kalbinizse, sayfanız da ruhunuzdur. (:

Etkileşim içinde olmak: Eğer Facebook arkadaşlarınız ve sayfa takipçilerinizle etkileşim içinde olmazsanız bu serüven başlamadan bitmiş demektir. Sonuçta kelime grubunun ta kendisi söylüyor "sosyal medya". Takipçilerinizle sohbet etmekten onların paylaşımlarına yorum yapmaktan çekinmeyin. Paylaşın ve fikrinizi söyleyin.

Spam Yapmayın: Kullanıcılarınızın ilgilenmediği tamamıyla içeriğiniz dışında hiçbir paylaşımda bulunmayın. Sonra adınınız çıkar 9'a inmez 8'e. Zaten böyle bir eğilim içinde olursanız kısa zaman içinde sayfanızdaki etkileşim oranları ve takipçi sayınız düşecektir. Bu konuya dikkat.

Paylaşım: Facebook sayfanız ve profiliniz, blogunuzdan paylaşacağınız kaliteli içerikler için biçilmiş kaftandır.  Tüm video, iş yaşamından tüyoları, çeşitli makaleleri burada paylaşabilirsiniz. Ancak dikkat edilmesi gereken bir şey var ki fotoğraf paylaşımlarında arkadaşlarımızın özel hayatını ondan habersiz afişe etmemek konusu.

Dozunu Kaçırmamak: Facebook pazarlama çalışmalarınız için biçilmiş kaftan denilebilir. Ancak bazı şeylerin dozunu aşarak da bu kaftandan olmamak gerek. İşin dozunu aşmak bırakın iyi bir şeyler elde etmeyi itibarınızı kötü yönde etkileyebilecektir. İnsanlara rahatsız edici arkadaşlık talepleri yollamayın ya da sürekli yeni çıkan ürününüzden son kampanyanızdan bahsetmeyin. bunları ara ara yapın :D Bunun yerine uzun süren bir iletişim için en doğru ilişkiye adım atın...

Kaynak: Smedio.com

Betül KARA
11:40
15 Mart 2011, Salı
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...